Trendler & İlham · Goril Radar’da yayın:

Her Şeyin Daha Fazlası: Maxxing Çağında Yaşamak

Yazar: Ajans Goril

Kaynak yayın tarihi:

MAZZİNG kelimesi, neon yeşil zemin üzerinde siyah renkte akışkan ve dalgalanan likit tipografi harf şeritleriyle yazılmış; özgün yapay zekâ konsept görseli.
Temsili konsept görsel · Yapay zekâ. MAZZİNG başlık tipografisi, Muhtar sanat yönetimi yaklaşımıyla Ajans Goril için özgün olarak üretilmiştir; gerçek topluluk veya kampanya fotoğrafı değildir.

Bir kelimenin yılın kelimesi seçilmesi bazen yeni bir şeyi ilan etmez; zaten içinde yaşadığımız havaya isim verir. Dictionary.com, 25 Ekim 2026'da bu isim olarak maxxing'i seçti: bir uğraşı sonuna kadar götürmek, hayatın belirli bir yönünü mümkün olduğunca optimize etmek. Beden, para, uyku, görünüş, iş; sonuna aynı ek getirildiğinde hepsi tamamlanmayı bekleyen projelere dönüşüyor. Fakat bu yazının asıl meselesi bir sözlük duyurusu değil. Daha eski, daha sessiz ve çok daha insani bir soru: Her şeyi artırırken birbirimize ne kadar yaklaşabiliyoruz? 2

The Guardian'ın 25 Ağustos 2026 tarihli community-maxxing yazısı bu soruyu çevrimdışı hayatın içinden açıyor. Kitap grupları, el işi buluşmaları, doğa yürüyüşleri ve koşu kulüpleri; aynı yerde tekrar karşılaşmak, iyi bir komşu olmak, düzenli gönüllülük yapmak. Buradaki arayış daha fazla içerik görmek değil, bir yere ve birbirine ait hissetmek. Doomscrolling'in bitmeyen akışına karşı başka bir ritim kuruluyor: ekranı bir kez kapatmak değil, ertesi hafta da buluşmaya gitmek. 1

Bu anlatıyı bütün bir kuşağın internetten topluca çekildiğinin kanıtı sayamayız. Guardian'ın Pass notes formatındaki metni, bir eğilimi örnekler ve başka haberler üzerinden ele alan kültürel bir çerçeve; kuşak çapında davranış değişimini ölçen bir deney değil. Yine de seçtiği kelime düşündürücü. Daha az yarışmak ve daha çok yakınlaşmak isteyen bir arzu, neden hâlâ en çoğa ulaşmanın diliyle konuşuyor?

Bağlantı değil, tekrar eden karşılaşma

Dijital ortamda bağlantı kurmakla bir ilişkiyi sürdürmek birbirine benzeyen ama aynı olmayan işler. Birinin paylaşımını görmek, hayatından haberdar olmak demek olabilir; o kişinin zor gününde yanında bulunmak içinse başka bir emek gerekir. Community-maxxing'in Guardian'daki tanımı, ortak ilgiler çevresinde düzenli yüz yüze bağlantılar aramaya dayanıyor. Önemli kelime yalnızca yüz yüze değil, düzenli. Yakınlık çoğu zaman olağanüstü bir geceden değil, sıradan bir günün tekrarlanmasından doğuyor. 1

Bir kitap kulübünü düşünelim. Bu, kaynaktan alınmış bir vaka değil, gündelik bir örnek: Aynı sandalyeye birkaç kez oturunca hangi kişinin her cümleye itiraz ettiğini, hangisinin konuşmadan önce uzun süre düşündüğünü öğreniriz. Tartışmanın değeri kitabı bitirme sayısından taşar. Bir koşu grubunda da benzer bir şey olabilir; birinin temposuna uymak, kendi hız rekorunu geçmekten farklı bir beceridir. El işi grubunda ipin dolaşması sohbeti kesmez, bazen başlatır.

Gen Z'nin icadı olmayan bir ihtiyaç

Guardian'ın anlatısında topluluk, ilgi alanı ortaklığının ötesine geçiyor. Yaşadığımız yere katılmak, yeni karşılaşmalara açık olmak, bir aleti satın almak yerine komşudan ödünç istemek, yerel bir kafede yan masayla konuşmak ve düzenli gönüllülük yapmak da aynı çerçevede yer alıyor. Bunlar yeni icatlar değil. Yeni olan, eski dayanışma biçimlerinin dijital kültürün sözlüğünde yeniden görünür hâle gelmesi. 1

Metin, Boomtown festivaline tek başına katılan otistik bir gencin başka bir grup tarafından kabul edilmesini de örnek veriyor. Bu sahnede belirleyici olan, kişinin bir topluluğa değerli görünmek için kendini parlatması değil, grubun ona yer açması. Aidiyetin kişisel markadan farkı tam burada: Birinde kendimizi sunarız, diğerinde sunum yapmadan da bulunabilmemiz gerekir. Ancak tek bir sıcak karşılaşmadan bütün festivallerin ya da kuşağın kapsayıcı olduğu sonucunu çıkarmak doğru olmaz. 1

Bu yüzden community-maxxing'i yalnız gençlerin yeni hobisi olarak okumak dar bir çerçeve kurar. Guardian yaşlar arası ortak yaşam ve toplu yerleşim örneklerini de anıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 Sosyal Bağlantı Komisyonu raporu da sosyal izolasyonla yalnızlığı ayırıyor: İlki ilişkilerin veya temasın yetersizliğiyle, ikincisi arzulanan ilişkilerle yaşanan ilişkiler arasındaki farkın yarattığı sıkıntıyla ilgili. Dolayısıyla yalnızca kalabalığa girmek sorunu çözmüş sayılmaz. Sosyal bağ, yalnız kişinin dışarı çıkma kararına bırakılamayacak kadar karşılıklı bir mesele. 3

İnsan, tamamlanmayan bir projeye dönüşünce

Maxxing dilinin çekiciliği, belirsiz yaşama anlaşılır bir hedef vermesi. Daha iyi uyumak, güçlenmek, öğrenmek ya da para biriktirmek kendi başına sorun değil. Sorun, daha iyinin yeterli olmayı sürekli ertelemesi. Dün işe yarayan rutin bugün geride kalmış sayıldığında, ilerleme hissiyle eksiklik hissi aynı anda büyüyebilir. Burada klinik bir teşhis değil, kültürel bir mantık tartışıyoruz: İnsanın kendisini bitmeyen bir bakım ve yükseltme projesi gibi görmesi.

Dictionary.com, ekin çevrimiçi forumlardan sosyal medyaya yayılışını ve looksmaxxing gibi kullanımların yanında daha oyunbaz türevlerin çoğalmasını anlatıyor. Aynı dil hem ciddi öz-gelişim çabasını hem de bu baskıyla dalga geçmeyi taşıyabiliyor. Dolayısıyla her maxxing kullanımını aynı ideolojiye indirmek yanlış. Arkadaşlarla şaka yapmak ile bedeni kusurlar listesine çevirmek aynı davranış değil; fakat ikisi de kendisini iyileştirme zorunluluğunun ne kadar tanıdık hâle geldiğini gösteriyor. 2

Bir oyun karakterini güçlendirmekle gerçek bir insanı geliştirmek arasında önemli bir fark var. Oyunda kurallar, puanlar ve başarı koşulları çoğunlukla tanımlıdır. Yaşamakta ise bir hedefin kazancı başka bir alanın kaybı olabilir. Daha çok çalışmak daha az görüşmek demektir; daha çok etkinliğe katılmak daha az dinlenmek olabilir. Hayatın toplamını tek bir performans tablosuna sığdırmak, birbirinden farklı değerleri aynı birime çevirmeyi gerektirir. O çeviride bazı şeyler kaybolur.

Tokenmaxxing: Daha çok üretmek mi, daha çok tüketmek mi?

Dictionary.com aynı kelime ailesinde tokenmaxxing'i de sayıyor ve bunu işte mümkün olduğunca çok yapay zekâ kullanmakla ilişkilendiriyor. Yazı, şirketlerin AI kullanımını teşvik etmesini terimin yükselişinin bağlamlarından biri olarak sunuyor. Buradan bütün işyerlerinde aynı uygulamanın bulunduğu ya da belirli bir şirketin çalışanları token sayısıyla değerlendirdiği sonucunu çıkaramayız. Ancak kavramın kendisi, araç kullanımının amaç hâline gelmesi riskini tartışmaya açıyor. 2

Token, dil modellerinde metnin işlenmesine yarayan parçaların ölçüsüdür; tek başına işin doğruluğunu, yararını ya da özgünlüğünü söylemez. Daha fazla model çağrısı yapmak, daha iyi bir karar verildiğini kanıtlamaz. Bir işi daha az işlemle çözmek bazen daha iyi bir tasarım olabilir. Soru, ne kadar AI kullandığımızdan çok hangi sorunu çözdüğümüz, çıktıyı nasıl kontrol ettiğimiz ve insana ne kadar zaman kazandırdığımızdır.

Bu noktada tokenmaxxing ile community-maxxing arasında beklenmedik bir benzerlik beliriyor. Birinde işlem hacmi, diğerinde sosyal etkinlik sayısı sonuç yerine geçebilir. Bir haftada beş kulübe katıldığını söylemek kolaydır; birinin seni tanıması, yokluğunu fark etmesi ve yanında kalması daha yavaş oluşur. Tüketim miktarıyla ilişki niteliğini karıştırdığımızda, birbirinden uzak görünen iki alan aynı optimizasyon yanılgısına düşer.

Wellness ekonomisi eksikliği nasıl paketler?

Sürekli geliştirilmesi gereken bir benlik, pazarlama açısından sonsuz bir ihtiyaç listesi üretmeye elverişlidir. Bu cümle belirli bir pazar büyüklüğü iddiası değil, bir iş modeli eleştirisi. Uyku bir skor, dinlenme bir yöntem, odaklanma bir abonelik, birlikte olma bir etkinlik paketi olarak sunulduğunda, gündelik hayatın her boşluğu satılabilir bir çözüme dönüşebilir. Bir ürünün yararlı olmasıyla bütün bir yaşam tarzının zorunluymuş gibi pazarlanması arasında fark var.

Wellness alanında bu ayrımı korumak özellikle önemli. Hareket etmek, iyi beslenmek ya da destek almak küçümsenecek şeyler değil. Fakat sağlıklı yaşama isteğinin hiç bitmeyen bir tüketim sınavına çevrilmesi, bakımın kendisini yeni bir baskı kaynağı yapabilir. Her sabah doğru ürünleri kullandığını, doğru sürelerle çalıştığını ve doğru biçimde dinlendiğini kanıtlamak zorunda hisseden insan için rahatlama da mesaiye benzer.

Community-maxxing bu ekonominin dışına çıkma potansiyeli taşısa da otomatik olarak dışında değildir. Kitap kulübü üyeliği, koşu kıyafeti ya da atölye ücreti, sosyal yakınlığın yerine satılabilir. Öte yandan ücretli bir etkinlik gerçek dostluklara da alan açabilir. Mesele para ödenip ödenmemesinden ibaret değil; topluluğun insanı müşteri olarak mı tuttuğu, yoksa zaman içinde başkasına katkı verebilen bir katılımcıya mı dönüştürdüğü.

Sosyalleşmeyi bile optimize etmek

Çelişkinin en açık biçimi şu: Yalnızlığı azaltmak için bir gruba katılıp, orada da en görünür, en üretken, en ilginç kişi olmaya çalışabiliriz. Haftalık buluşmayı sosyal kapasitemize yapılan yatırım gibi değerlendirdiğimizde, arkadaşlık verim beklentisiyle kuşatılır. Bir sohbetin nereye vardığını, bize ne kazandırdığını, doğru kişilerle mi tanıştığımızı hesaplamaya başlarız. Oysa yakınlık bazen hiçbir yere varmayan konuşmalarda birikir.

Plan yapmakla optimize etmek de aynı şey değil. Buluşma için gün belirlemek, ulaşımı düşünmek ve yeni geleni karşılamak ilişkiye hizmet eder. Her görüşmeden en yüksek getiriyi beklemek ise ilişkiyi araçsallaştırabilir. Ayrımı kuran, takvimin varlığı değil, takvimdeki insana nasıl baktığımızdır. Arkadaşımıza gerçekten zaman mı ayırıyoruz, yoksa kendimiz hakkında iyi bir hikâye üretmek için mi oradayız?

Toplulukta sürtünme kaçınılmazdır: Biri geç kalır, biri kötü günündedir, herkes aynı kitabı sevmez. Kusursuz deneyim arayışı bu pürüzleri hizmet hatası gibi görür. İlişki ise bazen onları taşıyabilmekle güçlenir. Burada kötü muameleye katlanmayı ya da sınırları silmeyi önermiyoruz. Yakınlığın, sürekli onaylanmak ve eğlenmekten daha geniş bir karşılıklılık gerektirdiğini söylüyoruz.

Çevrimdışı olmak kimin için mümkün?

Ekranı kapat ve dışarı çık önerisi herkese aynı kapıyı açmaz. Vardiyalı çalışan birinin zamanı, bakım veren birinin yükü, engelli birinin erişim ihtiyacı, küçük bir yerleşimde yaşayanın seçenekleri farklıdır. Bir koşu kulübü fiziksel olarak erişilebilir olmayabilir; bir kafede düzenli buluşmak bütçeyi zorlayabilir. Bunlar community-maxxing'i değersizleştirmez. Sosyal bağlantıyı yalnız bireysel irade sorunu saymanın neden eksik olduğunu gösterir.

Dijital ilişkileri bütünüyle sahte ilan etmek de aynı ölçüde kolaycı. Çevrimiçi bir grup, yalnız yaşayan ya da fiziksel buluşmaya katılamayan biri için gerçek destek sağlayabilir. Guardian'ın çevrimdışı karşılaşmalara dikkat çekmesi, bütün ekranları kapatma buyruğu olarak okunmak zorunda değil. Asıl mesele, bir platformda bulunmanın bizi daha fazla kaydırmaya mı, yoksa sürdürebileceğimiz karşılıklı bir ilişkiye mi götürdüğü.

Bu nedenle topluluk kurmanın daha iyi sorusu kaç kişi geldi değil, kim gelemedi olabilir. Erişilebilir mekân, düşük maliyet, farklı hızlara izin veren etkinlikler, yeni geleni tanıştıran biri ve düzenlilik; bunlar parlatılmış bir kimlikten daha somut başlangıçlar. Bir grubu değerli kılan yalnız üyelerinin benzerliği değil, farklı ihtiyaçlara rağmen birbirine yer açabilmesi.

Daha fazlası yerine yeterince birlikte

Community-maxxing'in en ilginç ihtimali, bizi yeni bir maksimuma taşıması değil, maksimum fikrini gevşetmesi. Kitap kulübünde en çok kitabı okuyan olmak gerekmeyebilir. Koşu grubunda en hızlı kişi olmak şart değildir. Komşunun kapısını çalmak kendini geliştirme projesinin bir aşaması olmadan da anlamlıdır. İlişkinin kıymeti, dışarıdan gösterilebilir bir başarıya dönüşmeden kalabilmesinde.

Guardian'ın metninde öne çıkan düzenli temas ve yerel aidiyet, bu açıdan bir performans önerisinden çok bir ritim değişikliği olarak okunabilir. Sürekli yeninin peşinde olmak yerine tanıdık bir yere dönmek; daha fazla kişiyle tanışmak yerine birini daha iyi tanımak; yalnız kendi kapasitesini büyütmek yerine ortak hayatın küçük yüklerinden birini üstlenmek. Bu, yavaşlığın romantize edilmesi değil. Birbirimize ayırdığımız zamanın başka bir ölçüsü olduğunu kabul etmek. 1

Her şeyin daha fazlasını istemek bazen bir imkân, bazen bir yorgunluk. Maxxing çağında belki de en radikal hareket hiçbir şey yapmamak değil; bir şeyi ölçmeden yapabilmek. Aynı masaya yeniden oturmak. Konuşmayı hemen bir çıktıya çevirmemek. Birinin yokluğunu fark etmek. Sosyalleşmek için daha başarılı bir sürümümüze ulaşmayı beklemeden, şimdiki hâlimizle birbirimize yer açmak.

Kaynakça

  1. The Guardian, 25 Ağustos 2026, Community-maxxing: gen Z are done with doomscrolling – and ready to socialise.
  2. Dictionary.com, 25 Ekim 2026, Dictionary.com’s 2026 Word of the Year Is….
  3. Dünya Sağlık Örgütü, 30 Haziran 2025, WHO Commission on Social Connection: Report.

The Guardian: Community-maxxing yazısını oku

Ajans Goril’in kaynaklı özgün kültür analizi. Ana kaynak The Guardian’ın 25 Ağustos 2026 tarihli community-maxxing yazısıdır; Dictionary.com duyurusu ikincil bağlamdır. Kaynak bilgileri ile editoryal yorumlar ayrıştırılmıştır.

← Goril Radar